OVP’de kur ve enflasyon çelişkisi: Kur tırmanırken enflasyon nasıl düşecek?

Enflasyon, milli gelir, büyüme ve işsizlik gibi temel makro ekonomik verilerin 2024-2026 aralığında hangi seviyelerde olacağına yönelik hedeflerin yer aldığı Orta Vadeli Program (OVP) bugün açıklandı.

Ancak hükümetin kur ve enflasyon hedeflerindeki çelişki dikkat çekiyor.

OVP ile duyurulan hedeflere göre hükümet, 2023’te ortalama dolar/TL kurunun 23,88, 2024’te ortalama 36,78 seviyesinde olacağını öngörüyor.

Enflasyonun ise 2023’te yüzde 65’e çıkıp, 2024’te yüzde 33’e gerilemesi; 2026’da ise yüzde 8.5 ile tek haneye inmesi bekleniyor.

Ekonomistlerin dikkat çektiği konu ise, gelecek yıl dolar kurunun yüzde 54 oranında değer kazanıp 36,78 TL seviyesine çıkarken, enflasyonun nasıl yüzde 33’e gerileyeceği…

‘KUR ARTARSA ENFLASYONUN ÖNÜ ALINMAZ, ÇÜNKÜ…’

İktisatçı Doç. Dr. Orhan Karaca, sozcu.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede bu konu ile ilgili “Evet, kur ve enflasyon tahminleri kısmı bilmece gibi. Enflasyon konusuna çok da kafa yormadan direkt TCMB’nin tahminlerini alıp, sadece 2023 tahminini son duruma göre biraz yükseltmişler gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Kur artışı ihracatı desteklemek için zaruri görülmüş olabilir” diyen Karaca, “Malum, ihracat pazarlarımızda da sıkıntı var” diye konuştu.

Karaca, bu durumda enflasyonun nasıl düşeceğine ilişkin ise şunları söyledi:

“OVP’de söylenene bakılırsa, miktarsal sıkılaşmayı da içeren sıkı para politikası ile seçici kredi uygulamalarının desteğiyle iç talepte dengelenme sağlanırken, üretim, rekabet ve verimlilik artışlarıyla dezenflasyon süreci başlatılacak. Bu bana Yeni Ekonomi Modeli (YEM) uygulamasının devamı gibi geldi. Enflasyonu düşürmeyi yine arzın artışına bağlamışlar anlaşılan. Arz kapasitesinin güçlendirilmesiyle enflasyon ataletine yol açan unsurlar da giderilecekmiş…

Bunlar olsaydı YEM döneminde olur ve enflasyon buralara gelmezdi. Yine olmaz, kur artışı öngörüldüğü gibi olursa enflasyonun önü alınamaz. Çünkü Türkiye’de enflasyonun temel nedeni kur artışlarına bağlı maliyet artışlarıdır. Kur artarsa maliyetler de artacak, bu da fiyatlara yansıyacaktır.”

‘HEDEFLER ÇELİŞKİLİ YA DA İYİMSER’

Bu eleştiriyi destekleyen bir diğer veri de büyüme oranlarına yönelik hedefler.

Daha önce 2023 için yüzde 5 ve 2024 için yüzde 5,5 olan ekonomik büyüme tahminleri, bu yıl için yüzde 4,4’e, gelecek yıl için ise yüzde 4’e düşürüldü. Ekonomik büyümenin sonraki iki yıl ise hızlanarak 2026’da yüzde 5’e tekrar yükseleceği öngörüldü.

Konu ile ilgili sozcu.com.tr’ye değerlendirme yapan Akademisyen Prof. Dr. Cem Başlevent, “Kur artışı bu düzeyde iken ve ekonominin yüzde 5 civarı büyümesi beklenirken enflasyonda kayda değer bir düşüş sağlanması pek de olası değil. Bu bakımdan OVP ile duyurulan bu hedefleri ‘çelişkili ya da iyimser’ olarak nitelendirebiliriz” dedi.

‘SICAK PARA ÇEKME HEDEFLERİYLE ORANTILI’

Sozcu.com.tr’ye konuşan İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, OVP’ye göre kur artarken enflasyonun düşmesine yönelik hedeflerin Türkiye’nin sıcak para çekme hedefleriyle paralellik gösterdiğine işaret etti.

2024’te dolar kuru 36,78 TL’ye çıkarken enflasyonun yüzde 33’e gerilemesi öngörüsüne ilişkin Kozanoğlu, “TL’de ciddi bir reel değer kaybı içeren bu durumun birinci amacının, önümüzdeki dönem için çok hayati kabul edilen ‘döviz kuru sıcak para girişleri için cazip bir ortam yaratmak’ olduğunu düşünüyorum” dedi.

Hükümetin bugünkü OVP’de yer alan hedeflerine bakıldığında, kur artışı öngörülse de TL’nin gelecek iki yılda görece istikrar kazanacağı tahminlerinin de yapılabileceği yorumunda bulunan Prof. Dr. Kozanoğlu, şöyle devam etti:

‘BAŞARILSA DAHİ DIŞ YÜKÜMLÜLÜKLER 150 MİLYAR DOLAR ARTAR’

“Çünkü para çekebilmek için önce paranıza değer kaybettirip, sonra istikrar kazanmasını istersiniz.

Böyle bakınca, Türkiye’nin üç yılda 95 milyar dolar cari açık vermesi öngörüldüğü hedefi dikkat çekiyor. Merkez Bankası rezervlerinin de ciddi zayıfladığı düşünülürse bu eksikliği takviye etmek için en az 50-60 milyar dolara ihtiyaç var.

Yani Türkiye’nin üç yılda en az 150 milyar dolar para çekmesi senaryosu altında hazırlanmış OVP. Ama bu başarılsa dahi Türkiye’nin dış yükümlülüklerinin, dışa bağımlılığının 150 milyar dolar artışı anlamına gelir.”

‘NE OLACAK DA ENFLASYON DÜŞECEK, YANITI YOK’

Sozcu.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez ise, açıklanan programlarda kur-enflasyon gibi çelişkilerden ziyade, gelecek yıllar için hedeflenen düşük enflasyonun nasıl sağlanacağına yönelik somut adımlardan bahsedilmediğinin altını çizdi.

Gelecek yıl enflasyonun yüzde 33’e gerileyeceği tahminine ilişkin Dr. Eğilmez, “Ne olacak da bir sonraki ay enflasyon gerilemiş olacak? Bunu açıklamadan yapılan öngörüler program değil, temenni olur” değerlendirmesinde bulundu.

BİR TAKİPÇİSİNİN ‘…’ SORUSUNA ‘…’ YANITINI VERDİ

Öte yandan, İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabı üzerinden de bugün açıklanan OVP ile ilgili herhangi bir yazı yazmayacağını duyurdu ve açıklamasında “OVP benim açımdan yazı konusu yapılabilecek bir belge değil” ifadelerine yer verdi.

Bir takipçisinin kurdaki artışa rağmen enflasyonun nasıl düşeceğine ilişkin sorusu üzerine Eğilmez, “Oraya gelebilsek… Oraya gelene kadar neler var” yanıtını verdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx